Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması 2020-2021

Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması,Türkiye’yi çevreleyen denizlerde çarpması ağır bozuklklara yol açabilecek birçok canlı yaşar.

Deniz hayvanlarının birçoğu zehirlidir. Bunların yalnızca küçük bir bölümü Türkiye’yi çevreleyen sularda yaşar.

Ama bazı kıyı bölgelerinde deniz hayvanlarının çeşitli biçimlerde yaraladığı insanlara oldukça sık rastlanır. Örneğin vatoz, iskorpit ve trakonya gibi çarpan balıklar özellikle balıkçıların ya da dalgıçların yaralanmasına ve zehirlenmesine neden olur.

Bazı denizanaları ise de denizde yüzenleri çarparak alerjik tepkilere yol açabilir.

Zehirli deniz hayvanlarının büyük bölümü dipte ya bir yere bağlı yaşar ya da yavaş hareket eder. Zehirleri temel olarak korunmaya yöneliktir. Yaralanmalar farkına varmadan üstlerine basma ya da dokunma yoluyla ortaya çıkar. Balıklar ve öbür deniz omurgalılarının zehirleri ısıya dayanıksızdır. Bu nedenle tedavide buz değil sıcak su ya da ıslatılmış sıcak bez kullanılmalıdır.

Ayrıca deniz hayvanlarının zehirleyici etkisi, kara hayvanlarınkine göre genellikle daha kısa sürer. Ölüm, birden gelişen şiddetli bir alerjik tepki olan anafilaktik şok dışında ender görülür. Günümüze değin hiçbir deniz hayvanında tetanos, sporlarına rastlanmamıştır. Ama açılan yaralara bazen bakteri bulaşarak ikincil enfeksiyonlar gelişebilmektedir. Bu nedenle tetenosa karşı bir önlem olarak aşı önerilmektedir.

 

Denizanası ve Mercanlar

Denizanası ve Mercanlar

Denizanası ve Mercanlar

Denizanaları, mercanlar ve bir çeşit mercan olan denizşakayıkları, knidliler ya da sölentereler adı altında sınıflandırılan omurgasız hayvanlardır. Doknuaçlarında avlarını felce uğratan, mikroskopik boyutlarda, zehirli ve çok sayıda yakıcı kapsül bulunur. Bir yüzeye değen her kapsülden genellikle olta iğnesini andıran sivri uçlu, içi boş bir borucuk dışarı fırlar ve saplandığı dokuya zehrin boşalmasını sağlar.

Dokunaçların deriye dokunduğu yerde yanma, kızartı, kaşıntı, ödeme bağlı şişlik ve değişen şiddete ağrı, çoğu zaman da kamçı izini andıran bir görünüm ortaya çıkar. Bunlara halsizlik, bulantı, baş ağrısı, şiddetli kasılmalar, göz yaşarması,terleme , baş dönmesi, solunum yetmezliği gibi belirtiler eklenebilir. Ender durumlarda kalp durmasına kadar varan dolaşım sistemi bozuklukları ortaya çıkabilir. Yapılan Çalışmalar bu zehrin anafilaktik şok yaratabielceğini göstermiştir.

Bir çeşit denizanası sayılabilecek fizalya (Physalia cinsi) tropik denizlerde yaygındır. Bu cinsin bir türü Akdeniz’de de bulunur. Fizalyaların peltemsi gövdesi gazla dolu olduğu için bir balon gibi suya batmadan yüzer. Renkleri uçuk pembe,mavi ya da mor olabilir. Çok uzun dokunaçları güçlü bir zehir içeren yakıcı kapsüllerle donanmıştır. Çarpması yalnızca deride ağır belirtelere değil, öldürücü olabilen genel bozukluklara yol açabilir.

Türkiye kıyılarında koloni oluşturan mercanların hiçbiri önemli bir tehlike yaratmaz. Ama tropik denizlerde bulunan ateş mercanları ısırganotunun deriye sürtünmesiyle oluşacak lezyonlara benzer belirtilere yol açar. Bunlar daha sonra yara halien gelerek kabuk bağlar. Belirtiler şiddetli bile olsa birkaç gün içinde gerileyerek kaybolur.

Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması, Denizanası çarpınca hemen uygulanabilecek bazı işlemler zehrin etkisini azaltabilir. Deniz suyuyla yıkanacak yaralı bölgeye alkol, alkollü bir içki dökülebilir ya da kıyılmış et konabilir. Seyretilmiş alkali çözeltiler zehri nötrleştirme işlevi görebilir. Bazen antihistaminikler, yerel olarak uygulanan kortizon ve afyon türevi ağrı kesiciler gerekebilir. Ağır durumlarda derialtına adrenalin uygulanmalıdır.Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması

Balıklar

Balıklar

Balıklar

Türkiye denizlerinde yaşayan birçok zehirli balık vardır. Vücutların çeşitli yerlerinde bulunan dikenler hem batıcı özelliktedir, hemde özel salgıbezlerinin ürettiği zehri kurbanlarına akıtmaya yarar. Yapılan çalışmalar balık zehrinin hangi sistemleri etkilediği ve ne gibi belirtilere yol açtığını göstermiştir. Ama deniz omurgasızlarında olduğu gibi balık zehrinin de kimyasal yapısı pek az bilinmektedir.

Balıkların iyi tanınan iki büyük grubu vardır: Kıkırdaklıbalıklar ve kemikli balıklar. Daha ilkel yapın ilk gruptan vatoz, folya ve kelerbalığı, ikinci grup-tan iskorpit ve trakonya Türkiye denizlerinde yaşayan çarpan balıkların başlıcalarıdır. • Vatoz ve folya – Vatoz ve akrabalarının, kanat biçimini almış geniş göğüs yüzgeçleri, kamçıya benzeyen uzun kuyrukları vardır. Kuyruk bölümünün sapma yakın bölümünde bir ya da bir-kaç uzun diken bulunur. Bu dikenler iri türlerde 30 cm uzunluğa erişebilir.

Yaralanmalar genellikle yakalanan balığın son çırpınışları sırasında ortaya çıkar. Kuyruğun hedefi çoğu kez bacaklardır. Çok derin olmayan kumlu ve çamurlu diplerde yaşayan bu balıklar oldukça sa-kin ve ürkek hayvanlardır. Ama en kü-çük bir tehlikeyi sezdiklerinde yerlerin-den fırlar, güçlü kuyruklarını bir kamçı gibi savururlar. Zehirli dikenlerinin bat-tığı yerde çok ağı-ı veren ve kısa sürede geçmeyen yaralar açılır.

Testere dişi gi-bi tırtıklı olan dikenleri ahşap teknelere saplanacak ölçüde sağlamdır. Kama gelecek böylesi bir darbe, vücuda girecek zehirle de birleşince öldürücü olabilir. Yassı kıkıdrdaklıbalıkların zehri de ısıya dayanıksızdır. Genel belirtiler bozulan solunum ve dolaşım, sistemleriyle bağlantılıdır. Yara yerinde duyulan ağn en yüksek düzeye, çarpmayı izleyen 1- 1,5 saatte ulaşır ve aynı şiddette saatler boyunca sürebilir. Ayrıca Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması, halsizlik, bulantı, bayılma, terleme, kasılmalar ve lenf bezlerinde büyüme gibi belirtiler ortaya çıkar.

Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması, Yapılması gereken ilk iş yarada varsa diken ya da başka doku parçalarının olabildiğince çıkarılması ve bu bölgenin tuzlu su ile yıkanmasıdır. Çarpma kol ve bacakta ise, yara bölgesinin üst bölümüne zaman zaman gevşetilen bir turnike uygulanır. Açılan yara ve çevresinin hastanın dayanabileceği kadar sicak suyla 90 dakika boyunca yıkanması hem ağrıyı, hem de genel belirtileri önemli ölçüde hafifletir.

Yıkanan yaraya mikrop öldürücü maddeler de uygulanmalıdır. Ayrıca tetanos aşısı yapılmali ve gerekiyorsa antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. • Kemiklibaliklar – Tropik ve iliman denizlerde geniş bir yayılım gösteren iskorpitler Türkiye kıyılarında da oldukça boldur. Bu balıkların sırt ve anüs yüzgeçlerinin öndeki dikenleri, karın yüzgecinin birinci dikeni, başı ve solungaç kapakları üstündeki bazı dikenleri zehirlidir. Yaşadıkları kayalık yerlere çok uygun olan renkleri ve girintili çıkıntılı vücut çizgileri nedeniyle hemen hiç dikkat çekmezler. Trakonyalar ise genellikle dipte, kuma gömülü olarak yaşar. Solungaç kapaklarında geriye doğru uzanan birer keskin dikenin yanı sıra birinci sırt yüzgecini oluşturan siyah zarli dikenler de içlerindeki oluklarda zehir bezleri taşır.

Iskorpit çarpması şiddetli ağrıya, yara bölgesinde kızarma ve şişmeye neden olur. Ayrıca bilinç kaybı, felç, kalp atımlarında bozukluklar, çırpınma nöbetleri, bulantı, kusma, solunum yetmezliği gibi ağır belirtiler ortaya çıkabilir. Ama bu gelişme ender olarak ölümle sonuçlanır. Benzer belirtilere yol açan trakonyanın zehri daha güçlüdür. Yara bölgesinden vücuda yayılan ağrı dayanılmaz boyutlara ulaşabilir.

Trakonya çarpmasına bağlı ölüm olaylarına daha sık rastlanır.

Tedavide kullanılabilecek bir hir bulunmadığından uzun süreli uygulaması en etkin tedavi yöntemidir.

 

Deniz Kestanesi

Deniz Kestanesi

DENİZKESTANESİ

Kireçli iskelet levhacıklarının ka masıyla oluşmuş, üstü dikenlerle sert bir kabuk, denizkestanesinin en dik kat çekici özelliğidir. Bu dikenler ile di. kenlerin arasında pedisel denen kıskar biçiminde uzantıların bazıları ve altta Aristo feneri denen çiğneme aygıtı ze. hirli olabilir. Denizkestaneleri kayalık yerlerden denize girenlerin korkulu rüyasıdır. Üstüne basılınca dikenlerinin ayağa batması gerçekten çok ağrı verici olabilir. Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması,Deriden batarak kırılan dikenlerin çıkarılması çok güçtür. Ama bu dikenler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolacaklarından ender olarak acil bir girişim gerektirir. Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması Batan yerde ağrı ve sert yumru oluşumu dışında zehirlenmeye bağlı ağır bir tepki genellikle ortaya çıkmaz. Solunum, dolaşim ve sinir sistemlerini ağır biçimde etkileyen güçlü zehirleriyle tanınan türler Güneydoğu Asya kıyılarında yaşar.

 

ZEHİRLİ BAŞKA DENİZ HAYVANLARI

Güneydoğu Asya kıyılarında yaşayan bir denizyıldızı (Acanthaster planci). gene aynı bölgede bulunan taşbalıkları (Synanceja cinsi) ve deniz yılanları, tropik bölge denizlerinde yaşayan bazı de niz salyangozları, özellikle Avustralya’nın kuzey kıyılarında ve Hint Okyanusu’nda yaygın olan benekli ahtapot (Octopus maculosus) soktukları ya da çarptıkları insanlarda ağır zehirlenme belirtilerine neden olabilir. Böyle bir durumda yapılması gereken işlemler yukarida belirtilenlerden pek farklı değildir.

 

ZEHİRLİ OLMAYAN ISIRIKLAR

Zehirsiz deniz hayvanlarının isırması durumunda açılan yaranın gerekirse di kilmesi ve mikroplardan arındırılmas gerekir. Ayrıca koruyucu antibiyotik tedavisi ve tetanos asisı önerilebilir.

 

Şuan Bu Yazıyı Okuyorsunuz : 

Deniz Hayvanlarının Isırması ve Sokması

 

Deniz Anası Sokması ‘nda İlk ve Acil Yardım Nasıl Yapılmalıdır ?

Bebeği Deniz Canlılarının Sokması Durumunda Neler Yapmalı? Deniz Karadeniz Bebekler İçin İlk Yardım

 

Bir Önceki Yazımıza Baktınızmı ?

Dünyadaki En Korkunç 7 Yer

 

Counter-Strike seviyormusuz ? O Halde Counter-Strike sayfamızı takip edin.

Arkadaşlarınızla Paylaşın